Posts Tagged ‘BEBEK SAĞLIK SORUNLARI’

21 aylik bebek gelisimi,    3.ayda bebek gelişimi,    gebelikte çocuğun gelişimi,    yeni doğmuş bebek bakımı,
BEBEKLERDE YARIK DAMAK YARIK DUDAK

Dünya genelinde sekiz yüz doğumda bir görülen dudak ve damak yarığı bir anomalidir. Gebeliğin ilk aylarında bebeğin gelişimi sırasında, yüz bölgesindeki yapıların tam olarak oluşmamasından dolayı oluşur. Sadece damak yarığı veya dudak yarığı oluşabileceği gibi tek taraflı veya çift taraflı dudak ve damak yarıkları birlikte de oluşabilir. Dudak ve damak yarığı oluşan bir bebekte diğer anomalilerin de oluşması olağandır.
Yarık dudak ve damağın nedeni nedir?

Çoğunlukla sebep kesin bulunamaz. Ancak hamilelik sırasında alınan ilaçlar, röntgen ışını, stres, merdivenden düşme gibi travmalar veya geçirilen bazı virütik hastalıklar, bazı vitaminlerin eksikliği veya fazlalığı suçlanmıştır. Ayrıca hastalığın kalıtımla da geçme olasılığı vardır. Dudak damak yarıkları 700-1000 doğumda bir görülebilir.

Yarık dudak-damaklı çocuklar başka problemlere sahip olur mu?
Yarıklı çocukların çoğunda başka bir doğumsal defekt veya anomali saptanmaz. Hastaların çoğu zeka ve yetenek bakımından normaldir. Yarıklı çocuklarda orta kulakta sıvı koleksiyonu – seröz otitis media – riski fazladır. Tedavi edilmezse kulak infeksiyonlarına ve sonuçta işitme kaybına neden olabilir. Yarıklı çocukların çoğunda diş anormallikleri- eğri diş, eksik veya fazla diş gibi – görülebilir.

Yarık dudak ve damağın tedavisi nedir?

Yarıklı çocuklar uzmanlaşmış bir ekip çalışmasından fayda görebilir. Yarık takımı plastik cerrah, otolaringolojist, pediatrist, çene cerrahı, genetik uzmanı, diş hekimi, foniatrist, patolog, odyolog, hemşire ve psikolog dan oluşur. Bu takım en iyi bakımı vermek için hastanın kendi pediatristi ile birlikte çalışır. Bebek 6-10 haftalık olduğunda dudak yarığı ameliyat edilir. Bebeğin anesteziden zarar göremeyecek belli bir ağırlığa ulaşması (4.5 kg.) için bu süre beklenir. Damak yarığı ameliyatı ise, 6-18 aylık devrede yarık derecesine göre yapılır. Erken ameliyat edilen damakta ameliyat nedeni ile oluşan skar dokusu üst çene ve yüz gelişimini olumsuz etkileyebilir. Daha geç ameliyat edilirse bu defa çocuk yarık damak ile konuşmayı öğrenir ve damak onarıldıktan sonra konuşmanın düzelmesi zorlaşır.

Cerrahi onarım için kesin yaş çocuğun sağlığına, büyüklüğüne, ve cerrahın tercihine bağlıdır. Yarık damaklı bazı çocuklarda, daha iyi sonuç almak için, ikinci bir damak ameliyatı gerekebilir. Diş hattında yarık bulunan çocuklarda ameliyatta yarık hattına bir kemik parçası (greft) konması faydalı olabilir. Buna alveolar kemik grefti denir. Bu parça, kalıcı dişlerin daha iyi gelmesini sağlar. Bu ameliyat, kalıcı dişlerin gelişme hızın bakılarak 6-10 yaşları arasında yapılır.
Yarık dudaklı çocuklarda dudakta ameliyat sonrası kalan skarların (iz) düzeltilmesi için daha ileri yaşlarda ek ameliyat gerekebilir. On ila 20 yaş arasındaki çocuklarda nefes almayı veya görünümü düzeltmek için burun ameliyatı gerekebilir. Özellikle iki taraflı dudak yarığı olan çocuklarda kolumella adı verilen her iki burun deliğinin arasındaki kısım kısa ise uzatma ameliyatı okula başlamadan önce 6 yaş civarında yapılır. Dudak yarıklarında ayrıca ergenlik devresinden sonra 18 yaş civarında burun gelişimini tamamladıktan sonra burun ucundaki kıkırdak ve yumuşak doku şekil bozukluklarının (buna yarık-dudak burnu denir) düzeltilmesi ameliyatı yapılır. Bu ameliyatın kıkırdak yapıların daha iyi şekillendirilebildiği açık rinoplasti ile yapılması tercih edilir.

Günümüzde tıptaki ilerlemeler ile birlikte ameliyat ve tedavi teknikleri ilerlemiş hatta anne karnındayken bile müdahalelerin olduğu öğrenilmiştir. Genel olarak dudak ve damak yarıklarının tedavisinde iki ekol vardır. Birinci ekol ilk ameliyatı ilk on gün içinde yapmayı tercih ederken, ikinci ekol 3-4 aylıkken yapmayı tercih etmektedir. İki ekolünde uygulaması yaygındır. Buradaki karar doktor ve aile arasındadır. Bebeğin kan değerleri doğumun ilk günlerinde en yüksek değerlerindeyken günler geçtikçe kan değerleri düşmektedir. Ameliyatlar için kesin şartlardan biri kan değerlerinin 10’un üzerinde olması gerektiğidir.

 
ÇOCUKLARDA KANSIZLIK

  1 yaşındaki bebek gelişimi,    bebek gelişmi,    10.ay bebek gelişimi,    tüp bebekte beslenme,

ÇOCUKLARDA KANSIZLIK

Demir Eksikliği Anemisi
Çocuklarda kansızlık ( anemi ) nedenleri arasında, demir eksikliği başta gelir. Kanda oksijen taşıyıcı hemoglobinin yapımı için gerekli olan demir gıdalarla yeterince alınmamazsa, vücut tarafından emilemezse, kan kaybı olursa veya demir ihtiyacı artmışsa ‘ Demir Eksikliği Anemisi ‘ gelişir. Özellikle bebekler ve ergenlik dönemindeki kızlarda risk daha yüksektir.
Demir Eksikliğinin Nedeni Nedir?
Bebeklerde en sık neden anne sütünün yeterince verilmemesi, inek sütüne erken başlanması, ek gıdaya geçiş döneminde de bebeğin demirden zengin gıdaları ( kırmızı et, yumurta sarısı, tavuk, balık, kuru baklagiller, pekmez gibi ) yeterince alamamasıdır. Anne sütünün içerdiği demir vücut tarafından iyi emilmektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü alan bebekler, 6 aydan sonra uygun ek gıdaların başlanması ve inek sütünün 1 yaşa kadar verilmemesiyle demir eksikliğinden korunacaklardır. Ayrıca, bitkisel gıdalardaki demirin çok iyi emilmediğinin, C vitaminin demir emilimini olumlu, çayın olumsuz etkilediğinin de göz önünde tutulması gereklidir. Bu nedenle, kahvaltıda yumurtanın yanında portakal suyu veya domates iyi bir seçim olacaktır. Toplumumuzda çoğumuzun tiryakisi olduğumuz çayın ise, bebek ve çocuklara içirilmemesi gerekmektedir.
Belirtiler Nelerdir?
Soluk renkte cilt
Halsizlik, huzursuzluk, iştahsızlık
Büyümede yavaşlama
Gelişim basamaklarında geri kalma
Çabuk yorulma
Toprak, kağıt yeme
Davranış bozuklukları
Sık enfeksiyon geçirme
Katılma nöbetleri
Dikkatini toplayamama
Öğrenme güçlüğü, okulda başarısızlık görülebilir.
Nasıl Anlaşılır?
Bebeğin anneden aldığı demir depolarının azalmaya başladığı 6-9 ay arası dönemde yapılacak bir kan testi ile tanı konur, uygun tedavi başlanır. Eğer, düşüklük görülmezse bebek koruyucu demir tedavisine alınır.
Nasıl Önlenir?
Anne gebelik süresince demirden zengin beslenmeli, doktorun önereceği demir takviyesini kullanmalı
Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeli
Mamayla besleniyorsa, verilen mamanın demir içeren bir mama olması sağlanmalı
İnek sütü 1 yaş dolmadan başlanmamalı
1 yaştan sonra da, günlük inek sütü tüketimi yarım litreyi aşmamalı (İnek sütünün fazlası hem tokluk hissi yaratarak demirden zengin gıdaların alınmasına engel olur, hem de barsaktan gizli kanamalara yol açarak demir eksikliğine yol açar )

  4.5 aylık bebek gelişimi,    bebek gelişimi 6.ay,    4 aylık bebek bakımı,    ay aya bebek gelişimi,
BEBEKLERDE DOĞUŞTAN KALÇA ÇIKIĞI

Doğuştan Kalça Çıkığı, çocuklarda sık görülen, erken anlaşılıp tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara yol açabilen bir sorundur. Üst bacak kemiğinin başı ile kalça eklemi arasında değişik derecelerde uyumsuzluk vardır. Bebek anne karnında gelişirken oluşan bazı problemler, kalça çıkığına neden olur. Kızlarda, ilk bebeklerde, makat gelişiyle doğan bebeklerde ve ailede kalça çıkığı öyküsü olanlarda daha sık görülmektedir.
Genellikle, kalça tek taraflı olarak etkilenir. Hiç belirti vermeyebilir. Bebeğin bir bacağı daha kısa görünebilir, uyluktaki cilt kıvrımları asimetrik olabilir. Bebeğin bacaklarını rahatça yana açamadığı fark edilebilir. Bebeklikte anlaşılmamış vakalarda, yürümeye başladığında yalpalama, topallama, parmak ucunda yürüme görülebilir.
Sağlam bebek izleminde, doktorunuz kalça kontrollerini de yapacak, şüphelenirse kalça grafisi veya ultrasonu ile kesin tanıyı koyacaktır. Daha sonra bir ortopedi uzmanına gönderileceksiniz. Özel bazı cihazlar veya alçılar yardımıyla kalça eklemi istenen pozisyona getirilecek, normal gelişim sağlanacaktır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuç o kadar iyi ve tedavi o kadar kolay olacaktır. Geç kalınmış vakalarda, ameliyat gerekli olacaktır.
Bebekte tam gelişmemiş bir kalça eklemi mevcutsa, kalça çıkığına meydan vermemek için bebeği sıkıca sarıp kundaklamaktan, hareketini kısıtlayacak sıkı kıyafetler giydirmekten, küçük bez kullanmaktan kaçınmak gerekir.

  hamile bebek gelişimi,    33 haftalik bebek gelisimi,    bebk gelişimi,    anne bebek kitapları,

BEBEKLERDE İSİLİK SORUNU 

İsilik nedir?

Sıcak döküntüleri olarak da bilinen isilik bebeklerde sıkça rastlanan bir problemdir. İsilik derideki küçük ter bezi kanalları olan gözeneklerin tıkanması sonucu ortaya çıkan deri döküntüleridir. Bu döküntüler sıcak havada ya da bebeğin aşırı sıcak ortamda bulunması halinde daha da artabilir. Çeşitli şekillerde olabilir. Daha hafif olan isilik küçük ve kolayca patlayıp ince pullar oluşturan su kabarcıkları halinde görülür. Daha ağır vakalarda kaşıntılı ve su toplayan kırmızı döküntüler oluşabilir. Bu döküntüler sıcakta karıncalanma veya kaşınma hissi yaratabilir. Döküntü birkaç gün sonra kaybolur ancak yineleyebilir.
Nerelerde oluşur?

Özellikle sıcak yaz aylarında ortaya çıkan bu rahatsızlık, genellikle bebeğin yüzünde; alın, yanaklar, gözkapakları ve burunda oluşur. Ayrıca, vücudun kıvrım bölgelerinde, bez nedeniyle bel ve göbek bölgelerinde de sıkça rastlamak mümkündür. Önlemi alınmadığında vücudun heryerini kaplayabilir. Kızarık, kabarcık ve döküntülerden oluşan isilik, birkaç gün ya da haftalarca sürebilir.
Nedeni nedir?

Bir bebeğin cildi yetişkinlerinkinden farklı özellikler taşır ve özellikle ilk aylarda çok hassastır.Bebeklerin cildi ince, duyarlı ve daha az yağlıdır.Yaşamın ilk birkaç ayında bebeklerin ter bezi kanalları çeşitli şekillerdeki isilik ya da sıcak dökünütlerine neden olacak biçimde kolaylıkla tıkanabilir. Aşırı nemlendirici kullanma ve dar giysiler gözenekleri tıkayabilir. Sabun ve deterjanlar sorunu daha da artırabilir.Ter salgısının deri altında kalmasından oluşan bu kabarcık ve döküntüler sıcak havada ya da bebeğin aşırı sıcak ortamda bulunması halinde daha da artabilir. Bebek ateşli bir hastalık geçirdiğinde ya da ateşi düştükten sonra da isilik ortaya çıkabilir. Çeşitli mantar vakaları da isiliğe ve döküntüye neden olabilir.Bebeğin cildinde egzama ya da ciddi döküntü varsa mutlaka doktora götürülmelidir.Koltuk altları, kasıklar, boyun ve ense; dar ya da kalın giyisiler nedeniyle daha çok terlemekte ve uzun süre nemli kalmaktadır. Bebekler giydirilirken hava şartları ve bulunduğu ortam mutlaka dikkate alınmalıdır. İsiliği ortaya çıkaran etkenler arasında en çok rastanan nedeni, bol nemlendirici kullanma ve pamuklu olmayan giysilerdir.
Nasıl önlenir?

Sıcak havada bebeği serin tutmak önemlidir. Bezler sık sık kontrol edilmeli ve ıslak olmaları halinde değiştirilmelidir. Bel lastiği sıkı naylon kilotlar kullanmaktan kaçınmak gerekir. Nemlendirici kullanılıyorsa çok sık olmamak şartıyla hafif bir şekilde sürülmelidir. Sıcak havalarda koyu nemlendirici kullanmaktan kaçınınız. Cildi sabun kullanmadan ılık suyla yıkamanın daha fazla tahriş olmasını önlemede yararı olabilir.

Nasıl tedavi edilir?

İsilikler küçük, az sayıda, kısa sürede geçen ve küçük deri döküntüleri şeklinde de olabileceği gibi, biraz daha ağır seyreden kaşıntılı ve su toplayan şekillerde de rastlamak mümkündür. Bu nedenle, bebeğin cildi sürekli kontrol altında tutulmalı, isilik başlangıcında uygulanması gerekenlere hemen başlanmalıdır. Bebekteki isilik ve döküntüler, kaşınma ve hafif yanma ile bebeği rahatsız edebilir. Bebek, eğer bu alanları kaşırsa enfeksiyon ve kabuklanmalar ortaya çıkabilir. Normalde kısa sürede kaybolan döküntüler, önlemi alınmadığında tekrar ortaya çıkabilir.
İsilik tanısı doktor muayenesi ile konur. Bebek eğer hafif seyreden bir isilik geçiriyorsa, ciddi bir tedavi sürecine girilmeden bebek serin tutularak, düzenli banyo ve nemlendiriciler ile zamanla kendiliğinden geçmesi beklenir. Ama deride iltihaplanma ve kaşıntı varsa, doktorun önerdiği krem ya da losyonların aksatılmadan kullanılması ve önerilen bakım koşullarının uygulanması tedaviyi olumlu etkileyecektir.

İsiliği önlemek için;

- Sıcaklarda hergün ya da gün aşırı mutlaka yıkayın ya da duş aldırın.
– Dar giysiler yerine bol giysiler tercih edin.
– Giysilerin pamuklu ve ince olmasına özen gösterin.
– Bebeği terli bırakmayın.
– Sıcak havada bebeği serin tutun.
– Çok fazla nemlendirici kullanmaktan kaçınınız.
– Bebeğin altını sık sık değiştiriniz.
– Bebeğinizi sıcak ortamlarda çok fazla bulundurmayın.
– Bebek gereğinden fazla giydirmeyin.
– Bel lastiği sıkı olan naylon kilot giydirmekten kaçınınız.
– Bebeğin uyuduğu ortamın pamuklu kumaşlardan olmasına özen gösterin.
– Yıkanırken yumuşak formüllü bebek şampuanı ve sabunu kullanın.
– Yıkama sonrası kozmetik ürünlerinden kokusuz, alkolsüz ve renksiz olanları tercih edin.
– Cilt bakımı ürünlerinin hipoalerjik ve pH değerleri nötr olanlarını almaya özen gösterin.